7.01.2009

imdat düğmesi

Savaşların bitmesi beklenir. Demokrasinin eşitlik getireceği düşünülür. Evliliklerin ahlaki sapkınlıkları azaltacağı sanılır. Tüm bunların gerçekleşmesini dileyen demeçler dinler, hikâyeler okuruz. Bir yanımız hep umutla doludur. Ancak, ne yazık ki taşıdığımız umutların çoğu diğer insanlara dairdir. Edilgendirler. Trafikte daha fazla saygı gösterilmeyi, iş yerinde daha adil davranılmayı, yazılarımızın daha çok okunmasını bekleriz.
Öte yandan, edilgen umutlar dünyasında yaşamayan bir yanımız da vardır. Savaşların, yoksulluğun veya günahın insanlığın var olduğu günden bugüne kadar devam ettiğini söyleyen ve imdat düğmesinin nerede olduğunu bilen yanımız. İçeride bir yerde sürekli fısıldar. Ama azımız onu duymak ister. Bunun sebebi, söylediği şeyin insanı çıldırtmaya yetecek kadar basit ve kesin oluşudur. Basit olanın bu kesin gerçekliği deliliğe iter birçoklarını. Bu yüzden o yanımız pek dinlenmez ve edilgen umutlarla dolu tarafa dönük yürürüz genelde. Nihayetinde cennete alınacağımızı umarak ölürüz.
Evrim süreci hayvanlarla birlikte bitmiştir. İnsanoğlu evrimleşen canlıların izinden gittiğini sanır ve bir gün kendi türünün de evrimleşeceği yanılgısıyla yaşar. Bu yanılgı insanın diğerlerine dair umutlar beslemesine sebep olur. İnsan evrimleşmez. Evrim, doğası gereği, zaten olması gerektiği şekilde gerçekleşmiştir-gerçekleşmeye devam etmektedir. Evrimleşen türün canlıları topluca evrimleşir ve eski özelliklerini geride bırakırlar. İnsanı hayvandan ayıran özellik özgür iradesidir. Bu irade onu evrim sürecinden soyutlar. İnsanın yapması beklenen ilerlemeye devrim denebilir. Devrim gruplar veya devletler tarafından toplu bir şekilde gerçekleştirilemez. Devrim bireyseldir. Özgür irade, her insanın devrimini kendine dair kılmıştır. Kendi devriminizi kendiniz yaratırsınız. Dünyanız devriminiz ile biçim değiştirmeye başlar.
Basit olanın delirten yanı burada saklıdır. Evrimi bekleyen insan, diğerlerini bekler. Devrimi bilen insan önce kendini değiştirir. İmdat düğmesinin üzerinde çok basit bir cümle yazar, “kendine yapılmasını istemediğini başkasına yapma.” İnsanlığın acılarının son bulması bu cümle kadar yakın, bu cümle kadar basittir. Tüm bireyler tarafından gerçekleştirilmesini imkânsız kılan ise basitliği ve kesinliğidir.
Basit olanı özümsemeye harcadığımız zamandan daha fazlasını üzerine düşünmeye harcarız. Düşünme şüpheyle ilgilidir. Bizi delirmekten kurtarır ama imdat düğmesinden uzaklaştırır.

Çok mu düşünüyoruz, ne?

 

Design by Blogger Buster | Distributed by Blogging Tips