3.04.2009

kapıya tırmanırken

Fiziksel olarak büyüme evresinde olduğumuz günlere çocukluğumuz diyebiliriz. Bu süreçte biz büyüdükçe, odanın içinde daha büyük bir alan kaplamaya başlarız. Biz büyüdükçe dünyamız zamanla eşit hızda küçülmeye başlar. Odanın sınırları daha yakın olur, kapıları daha küçük görünür. Artık kapıların iki yanına dayadığımız ayaklarımız ve ellerimizle yukarı çıkamıyoruzdur. Odadaki diğer insanlar giderek kısalmaya başlarlar.
Büyüdüğümüzü zannederken dünyanın küçüldüğünü fark etmeyiz. Bu gözümüzün ve aklımızın bize oynadığı başka bir oyundur. Oyunda amaç, çocuğun büyüdüğüne inanmasını sağlayacak bilgi ve tecrübelerini yaşamından toplayarak aklına sunmaktır. Çocuğun oyunu kazanması için yapması gereken, dünyasının kendi seçimleri yüzünden küçüldüğünü fark etmektir.
Sonsuz olasılıklar dünyasında, sonsuz büyüklükte bir dünyamız varken, seçimlerimiz ile dünyayı giderek daha küçük hale getiririz. Fiziksel dünya bize boyutları sunar. Fiziksel dünyada her şeyin bir boyutu vardır. Evrenin bile büyüklüğü biçilmiştir. Bu boyutsal farkındalık sanrısı, seçimlerimizi yaparken kulağımıza boyutları fısıldar. Seçimlerimizi somut/boyutlu şeyler elde etmek doğrultusunda yaparız. Büyüyen çocuk, büyük şeyler istemeye başlar. Somutlaşan hedef, sadece kendine ulaşabilecek seçimleri çocuğun önüne sunmaya başlar. Farkında olmadan, seçimlerini daraltan çocuk, büyüdüğünü sanmıştır.
Oysaki büyüme aldatmacadır. Sonsuz olasılık dünyasında, oyunu kaybetmiş, büyüdüğünü sanmıştır. Vücudunun her zerresinden uzanan sonsuz sayıda ipin birçoğunu kesmiş, kalan bir kısmının bağlı olduğu hedefe ilerlemeye çalışmaktadır.
Hedef, aklın kuludur. Oyunu kazanabilmemiz için aklı bu oyunun dışında tutmamız gerekir. Ancak bu imkansızdır. Akıl oyunda olmak durumundadır. Siz de aynı oyundasınızdır. Onu gözlemleme şansınız yoktur, tıpkı sonsuz ipe bağlı kalma şansımızın olmadığı gibi. Kazanabilmek için aklımızı gözlemeyi değil, ona tanıklık edebilmeliyiz. Bu sayede yaşamımız boyunca oynayacağımız bu oyununu keşfedebiliriz. Kazanma şansımız vardır artık. Zevklidir de tanıklıklar. Oyun keyif verici olmaya başlamıştır. Hala küçüğüzdür ve hala kapıya iki ayağımızı dayayarak yukarı çıkabilme şansımız vardır

 

Design by Blogger Buster | Distributed by Blogging Tips