8.02.2010

geceleri papatyadan insan



ateş, dumanını söndürdü.
olur böyle şeyler, geceleri…

lambanın içinde,
kimsesiz dolaşan sessizlik.
gece ağzına kadar bizle dolu,
uzanmış dışarı bakıyoruz.
yollar görünüyor,
içinde yolculuklar,
dönüşün yorgunluklarını taşıyorlar.

mısralardan bir gece,
ve binlerce kafiye…
bazen,
geceden mısralar,
ve binlerce dolunay…

söz olmadan yazılır mı şiir?
salacaktan görünüyor,
gecenin kaçak şairi.

baktığım yıldızlarda yokum.

daldığında geceye,
hatırlanacak anılar belirir
karanlığın dilini çözen.

teslim ol.
ay perdeye kondu.

nasıl çıkılır geceden?
sahi, okyanusa köprüler kurdular mı?

siyah kokulu nefesini çektim,
zaman, anın ucunda.
dövüşmek için sebep arıyor,
akreple yelkovan!

gece düşünce yeryüzüne,
falcı kadın çiçek açmış.
kanayan ve yorgun papatya.

dua uçtu,
gölge uçtu,
ışık uçtu...
bir ben kaldım.

bizi geceden sonra ne bekliyor?
sordum, gece de sustu.

başım dönüyor.

çokum,
bazen,
yokum.

geceyi öldürmek,
bekliyorum.

yarım, kendimim, kalanın yarısı, bir başkası ve kalanının da yarısının yarısı, bir başkası ve kalanın da yarısının yarısının yarısı, bir başkası ve...
bir ben, sonsuz başkasıyla,
gecenin içinde Salacak’tan manzaraya bakıyoruz.

yazarken güzel, konuşsak ya esas.
şiir ol, dile gel, anlat!

kendini kandırma.
kimi öldürdün?

kime benziyorum yaşarken?
müsveddeye çekmeliydim hayatımı,
kalemimin ömrü bir şiir.

 

Design by Blogger Buster | Distributed by Blogging Tips